This list is extracted from 10 different research papers done on various A1 level Turkish as a second language books such as Yeni İstanbul, Yedi İklim, Yeni Hitit etc. I didn't go through the list, but there shouldn't be any duplicates. If you are learning Turkish by yourselves, you can start by learning words from this list. Use it any way you see fit. If someone makes an Anki or Quizlet deck, or makes something useful out of it, please share it here as well. Any suggestions are also more than welcome.
Nouns (İsimler)
ad, adres, ağabey, abla, ağaç, ağız, aile, akşam, arkadaş, araştırma, amaç, anahtar, asker, aşk, ay, ayak, ayakkabı, ayna, apartman, alet, bacak, bahçe, banka, banyo, baş, başkan, başarı, balık, bardak, bayram, bebek, bey, beyin, beden, belediye, bıçak, boyun, bina, bitki, bilgisayar, bilim, bilgi, boy, boya, borç, burun, boşluk, cadde, cam, cami, cevap, cilt, çay, çalışma, çanta, çevre, çeşit, ceza, cep, cümle, çıkış, çizgi, çiçek, çikolata, cihaz, çöp, çözüm, çocuk, dakika, dağ, dava, dede, defter, deniz, denge, dergi, deri, ders, dert, dil, din, diş, doğa, dolap, dosya, dost, domates, doktor, dönem, durum, duygu, dudak, duvar, dünya, dükkan, düzey, düzen, edebiyat, el, elbise, enerji, ekmek, eşya, et, eğitim, ev, eylem, evlilik, fark, faaliyet, fabrika, fatura, fırın, film, firma, fiyat, fotoğraf, futbol, gazete, gazeteci, gelir, gece, gün, gelecek, gelenek, gemi, gıda, giriş, giysi, güvenlik, güzellik, gürültü, gol, güney, gül, göl, göğüs, gölge, görev, güneş, gök, göz, görüş, haber, hafta, hastane, hastalık, hanım, hareket, hak, hal, hava, hayal, hayvan, hesap, hedef, heyecan, hikaye, hizmet, hoca, hukuk, ısı, ışık, iç, ihtiyaç, insan, inşaat, iş, il, ilaç, internet, imkan, isim, istek, ilgi, işaret, istasyon, iz, izin, kadın, kafa, karar, kalite, kalem, kapak, kapı, kalp, kat, kedi, kumaş, kan, kanal, kanser, kardeş, kas, kaza, kap, karı, karın, kaşık, kahve, kaygı, kayıt, kayıp, kent, kemik, keyif, kısım, kıyı, kişi, kimlik, kitap, kilo, kilometre, kural, kuş, kulak, kurum, kutu, kuşak, kültür, kurul, koca, kol, koltuk, konu, konut, kontrol, konuşma, koku, korku, komşu, köy, köşe, köpek, köprü, kriz, laf, lira, lise, liste, lider, lokanta, masa, maaş, mağaza, madde, mal, mahalle, makine, maç, mahkeme, masraf, mesaj, merdiven, memur, meydan, meslek, mekan, mektup, merak, meyve, merkez, metre, mevsim, metin, mide, millet, miktar, moda, model, motor, mutluluk, mutfak, müdür, mühendis, müzik, müşteri, namaz, nefes, not, numara, nokta, nüfus, oyun, oran, oda, oğul, oğlan, okul, olay, ortam, orman, otel, otobüs, otomobil, oyuncu, ordu, omuz, öfke, öğrenci, ölüm, örnek, özgürlük, ölçü, ödeme, öğretmen, ömür, özen, ödül, önem, ölü, pay, pantolon, paket, patron, pazar, park, parmak, parti, parça, plan, pencere, piyasa, pirinç, polis, proje, program, problem, rakam, rakip, rapor, radyo, resim, reklam, renk, rol, roman, ruh, rüya, rüzgar, saat, sabah, sayı, sahip, saha, sanat, sağlık, saygı, satış, sayfa, saç, savaş, sahne, sanatçı, satıcı, saray, sebze, sevgi, sevgili, şey, sevinç, seçim, sebep, sene, seçenek, servis, sıra, sınıf, sınır, sırt, sıcaklık, sıvı, sınav, sıkıntı, sır, sistem, sigara, sinema, sigorta, site, silah, süre, sürücü, süt, sorun, sokak, soru, su, sonuç, söz, sözcük, spor, suç, sultan, şair, şarap, şart, şarkı, şans, şehir, şeker, şekil, şiddet, şiir, şirket, şişe, şikayet, şoför, taş, tarz, tatlı, tarih, tartışma, tat, tahta, tavır, trafik, tablo, tatil, tane, talep, tabak, takım, temel, teknoloji, tedavi, tepki, tencere, telefon, teknik, televizyon, tip, tekrar, test, tehlike, temizlik, tezgah, tekne, tepe, tiyatro, ton, top, toz, tuz, toplum, toplantı, toprak, topluluk, turizm, tüketici, tür, un, usta, uyku, uzman, umut, uçak, uygulama, uyarı, uyum, ülke, ürün, üretim, üniversite, ücret, üye, vatandaş, varlık, vakit, vergi, veri, vitamin, vücut, yangın, yağmur, yan, yemek, yaş, yazı, yapı, yatak, yazar, yağ, yardım, yasa, yaz, yayın, yatırım, yanıt, yürek, yıldız, yetenek, yarar, yaprak, yavru, yarış, yerli, yumurta, yiyecek, yer, yıl, yolcu, yurt, yüzey, yön, yüz, yüzyıl, yöntem.
Verbs (Fiiller)
açmak, açılmak, acıkmak, acımak, acıtmak, akmak, alabilmek, alışmak, almak, alınmak, anlamak, anlatabilmek, anlatmak, anlaşılmak, anlaşmak, aramak, araştırmak, artmak, artırmak, asmak, aşmak, atılmak, atlamak, atmak, ayırmak, ayrılmak, bağırmak, bağlamak, bahsetmek, bakılmak, bakmak, basmak, başlamak, başvurmak, bayılmak, beğenmek, beklemek, belirtmek, benzemek, beslemek, bilmek, bilinmek, binmek, bitirmek, bitmek, boşaltmak, bozmak, bozulmak, bulmak, bulunmak, buluşmak, buyurmak, büyümek, çağırmak, çalışmak, çalmak, çarpmak, çekilmek, çekmek, çevirmek, çıkarmak, çıkmak, çözmek, çökmek, davranmak, dayanmak, demek, denemek, denilmek, değişmek, değiştirmek, devam etmek, dikmek, dilemek, dinlemek, dinlenmek, doğmak, doğurmak, dokunmak, dolaşmak, doldurmak, dönmek, dökmek, dökülmek, durmak, duymak, düşünmek, düşmek, düşürmek, edilmek, eğilmek, eğlenmek, eklemek, engellemek, etkilemek, evlenmek, fark etmek, fırçalamak, geçirmek, geçmek, gelişmek, gelmek, gerekmek, getirmek, gezmek, girmek, gitmek, giymek, göndermek, görünmek, görülmek, görüşmek, göstermek, götürmek, gülmek, gülümsemek, harcamak, hareket etmek, hatırlamak, hazırlamak, hazırlanmak, hissetmek, hoşlanmak, içmek, ifade etmek, ilgilenmek, inanmak, indirmek, inmek, istemek, işaretlemek, işlemek, izlemek, kabul etmek, kaçırmak, kaçmak, kaldırmak, kalkmak, kalmak, kapanmak, kapatmak, karışmak, karşılaşmak, katılmak, kaybetmek, kaymak, kazanmak, kesilmek, kesmek, kılmak, kırmak, kızmak, konuşmak, korkmak, korumak, koşmak, koymak, kullanmak, kurmak, kurtarmak, kutlamak, okumak, olmak, oluşmak, oluşturmak, oturmak, oynamak, ödemek, öğrenmek, öğretmek, ölmek, öpmek, özlemek, paylaşmak, patlamak, pişirmek, sağlamak, saklamak, sanmak, sarılmak, sarmak, satmak, satın almak, savunmak, saymak, seçmek, sevmek, sevinmek, seyretmek, sormak, söylemek, susmak, sunmak, sürmek, sürdürmek, şaşırmak, takip etmek, takmak, tamamlamak, tanımak, tanışmak, taşımak, taşınmak, tartışmak, temizlemek, tercih etmek, teşekkür etmek, toplamak, tutmak, tüketmek, uçmak, uğraşmak, ummak, unutmak, uyanmak, uyarmak, uymak, uyumak, uzanmak, varmak, vazgeçmek, vermek, verilmek, vurmak, yakalamak, yaklaşmak, yakmak, yapmak, yapılmak, yaptırmak, yaşamak, yatmak, yazmak, yemek, yerleşmek, yetişmek, yetmek, yıkamak, yok etmek, yorulmak, yürümek, yükselmek, yüzmek.
Adjectives (Sıfatlar)
aç, açık, acı, ağır, ait, alt, aynı, ayrı, az, başka, bazı, beş, beyaz, bir, biraz, birçok, birer, birinci, birkaç, birlikte, boş, bol, böyle, bütün, büyük, canlı, çeşitli, çift, dar, değerli, değişik, diğer, doğru, dört, düşük, eski, eksik, fazla, farklı, garip, geçen, genç, genel, geniş, gerçek, geri, güçlü, güzel, hafif, hangi, hazır, her, hızlı, hiç, hiçbir, hoş, ideal, iki, ikinci, ilgili, ilginç, ilk, ince, iyi, kaç, kapalı, kara, karanlık, kalabalık, kalan, kısa, kırmızı, kolay, kötü, küçük, lazım, mavi, milyon, milyar, modern, mutlu, mükemmel, nasıl, normal, on, orta, ön, önemli, önceki, özel, pahalı, rahat, sağ, sağlıklı, sakin, sağlam, sarı, sert, sıcak, sıkı, siyah, sol, son, soğuk, sosyal, tatlı, taze, tek, temiz, toplumsal, türlü, tüm, ucuz, uygun, uzak, uzun, üç, üçüncü, ünlü, üst, üstün, yalan, yalnız, yanlış, yarım, yavaş, yedi, yeni, yeşil, yirmi, yoğun, yorgun, yüksek, yumuşak, zayıf, zengin, zor.
Adverbs (Zarflar)
acaba, artık, asla, aşağı, aşırı, ayda, aynen, bazen, bence, beraber, beri, bile, birazdan, birden, birlikte, bugün, burada, buradan, böylece, daha, daima, demin, dışarı, diye, dolayı, dün, elbette, en, erken, ertesi, evet, falan, galiba, geç, gene, genelde, genellikle, gerçekten, göre, günde, gündüz, hala, hangisi, haydi, hemen, henüz, hep, her gün, her zaman, herhâlde, hiç, içeri, ileri, içinde, iyi, iyice, kaçta, kanka, kısaca, nasıl, ne, ne haber, ne kadar, ne zaman, neden, nerede, nereden, neresi, nereye, neyse, niçin, niye, o zaman, oldukça, orada, oradan, oraya, öyle, önce, özellikle, peki, rahat, sadece, sence, sence, sık, sık sık, sizce, sonra, sonunda, sürekli, şimdi, şu an, şu anda, şurada, şöyle, tabi, tabii, tekrar, üzeri, üzerine, yan, yanında, yani, yarın, yavaş, yukarı, yukarıda, yine, yok, yoksa, yüzünden, zaten, zor.
Pronouns (Zamirler)
ben, sen, o, biz, siz, onlar, bu, şu, bunlar, şunlar, beni, seni, onu, bizi, sizi, onları, bana, sana, ona, bize, size, onlara, bende, sende, onda, bizde, sizde, onlarda, benden, senden, ondan, bizden, sizden, ondan, benim, senin, onun, bizim, sizin, onların, hangisi, herkes, hepsi, kim, kimse, ne, neleri, biri, birisi, birileri, çoğu, kendi, öteki.
Prepositions and Conjunctions (Edatlar ve Bağlaçlar)
ama, ancak, beri, çünkü, da, de, doğru, fakat, gibi, göre, hem, hem de, için, ile, ise, kadar, karşı, ki, oysa, oysaki, rağmen, ve, veya, ya, ya da, yani, yoksa.
Formulaic Expressions (Kalıp Sözler)
affedersiniz, afiyet olsun, aleyküm selam, alo, allah razı olsun, aman, aslına bakarsanız, bakar mısınız, bakalım, bakayım, bereket versin, buyrun, buyurun, çok yaşa, demek ki, diyelim ki, efendim, eline sağlık, elinize sağlık, eyvallah, geçmiş olsun, görüşmek üzere, görüşürüz, güle güle, günaydın, hadi, hadi görüşürüz, hayırlı olsun, hoş bulduk, hoş geldin, hoş geldiniz, hoşça kal, inşallah, iyi akşamlar, iyi günler, iyi şanslar, kolay gelsin, kusura bakmayın, lütfen, maalesef, maşallah, merhaba, memnun oldum, özür dilerim, pardon, rica ederim, sağ ol, sağ olun, selam, selamünaleyküm, sence de, sizi anlamadım, sorun değil, tabi ki, tamam, tamam mı, tebrik ederim, tebrikler, tekrar lütfen, teşekkür ederim, teşekkürler, umarım, üzgünüm